Ana Sayfa Haber Yüz yıllık duvarı aşmak…

Yüz yıllık duvarı aşmak…

  • Hit: 524
  • Hikayeyi biliyoruz; Birbirine yabancı ve bir o kadar tanıdık iki ülke Türkiye ve Ermenistan… Yüzyıllarca bir arada yaşamış, ortak geçmişe sahip iki halk… Sonra trajik bir dönem ve 100 yılı bulan ayrılık…

    Toplumlar arası diyalogun en önemli aktörü gazeteciler olarak, Türkiye’den Ermenistan’a uzanan yolculukta bu kez, “soykırım” kelimesi üzerinde şekillenen diplomasinin çok ötesinden sesleniyoruz…

    İki toplum arasında o kutsal sayılan ‘Ağrı Dağı’ndan da yüksek ‘önyargı’ duvarı, ‘Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci Destek Programı’ ile aşılmaya başladı bile… Bu kapsamında düzenlenen Medya Bus Tour bu sürecin önemli bir parçası oldu ve biz gazeteciler manşeti komşuda attık!

    Türkiye ve Ermenistan’dan sivil toplum kuruluşları tarafından Avrupa Birliği İstikrar Aracı desteği ile düzenlenen 13 günlük program, iki ülke arasında olumlu gelişmelere destek olmayı ve normalleşme sürecini hızlandırmayı hedefliyor.

    Programı yürüten Konsorsiyum, Ermenistan’dan Civilitas Foundation (CF), Eurasia Partnership Foundation (EPF), Public Journalism Club (PJC), Regional Studies Center (RSC); Türkiye’den Anadolu Kültür, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD) ve Hrant Dink Vakfı’ndan oluşuyor.

    Programın bu yılki organizatörü Eurasia Partnership Foundation (EPF) Direktör Yardımcısı Vazgen Kapateryan, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin ilk olarak iki halk arasında yaşanacağını, bunun için hala kapalı olan sınır kapısının açılması gerektiğini söylüyor. Ermenistan-Türkiye normalleşme sürecinin proje yöneticilerinden Avrasya Ortaklık Vakfı Program Geliştirme Müdürü Marina Ayvazyan ise Ermeni tarafının Türkiye ile müzakerelere hazır olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerinde Dağlık Karabağ’ı gündeme getirdiğini belirten Ayvazyan, bakış açısının değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

    DİPLOMASİ SONUÇ VERMEDİ AMA…

    Türkiye ve Ermenistan arasında olmayan ilişkiler yerinde saymaya devam ediyor. Diplomatik ilişki sınır kapısıyla birlikte, yirmi yılı aşkın süredir kapalı. Bilindiği gibi 2008’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, futbol milli takımlarının maçını Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’la birlikte Erivan’da izledi. Bunun iade-i ziyareti Bursa’ya yapıldı. Sarkisyan’ın Bursa’ya gelmesi yeni bir süreci başlattı ancak ilişkilerde bir ilerleme kaydedilemedi. Geçtiğimiz yıl Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 24 Nisan’da başsağlığı mesajı yayınlaması ise Ermeni halkını ikiye böldü. Kimi taziyeyi olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken kimileri de bu girişimin inkar politikasının farklı versiyonu olduğu görüşünde. Türkiye’nin komşularıyla sorunlarını çözmesinde toplumlar arasında kurulan diyaloglar ve sivil toplum aktörleri tarafından başlatılan yakınlaşmalar diplomatik açılımların tamamlayıcı unsuru olarak duruyor.

    ERİVAN’DAN NOTLAR

    Medya Bus Tour katılımcısı 21 kişi uzun bir yolculuğa başladık. İstanbul’da bir araya gelerek İzmir, Denizli, Fethiye, Antalya, Adana, Kapadokya ve Ankara’da süren Türkiye gezimizin ardından bizim için en ilginç kısma geliyorduk. Düşündüğünüz gibi olmuyor. Türk olduğunuz için herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmıyorsunuz örneğin…

    Türkiye ile Ermenistan arasındaki Alican sınır kapısı kapalı olduğu için geçişler Gürcistan üzerinden yapılıyor. Başkent Erivan’a Gürcistan’ın Tiflis kenti üzerinden geçtik. Erivan’a ilk girdiğinizde Ağrı Dağı (Ararat) tüm heybetiyle karşılıyor bizi. Cumhuriyet Meydanı Erivan’ın kalbi. Müzeler, bakanlıklar otel gibi birçok yaşam alanı bu meydanda bulunuyor. Ermenistan’da bulunan tek camiyse İranlı Şiiler tarafından yaptırılmış ve yine İranlı Şiiler ibadet ediyor.

    Gündelik hayatta ne kadar birbirimize benzediğimizi keşfederek güzel dostluklar biriktiriyoruz. Yemeklerimiz, müziklerimiz, halk oyunlarımız, sanki Türkiye’deyiz. Ermenice söylenilen şarkılar kulaklara tanıdık. Hele bir de o ‘Sarı Gelin’ türküsü yok mu…

    ERMENİ GAZETECİLERİN GÖZÜNDEN…

    Gazetecilerin gündeminde 1915 olayları ve sınır kapısının açılması var. Diplomatik temasların 20 yıldır başarısız olduğu Ermeni meslektaşlarımız tarafından sürekli dile getirilirken ivedililikle istenen ise, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ da dahil olmak üzere Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal ettikten sonra 1993 yılında kapanan sınır kapısının açılması.

    -Radyo Van muhabiri Lusine Badalyan Türklerin inkar politikasını sürdürdüğünü bu nedenle ilişkilerin tıkandığını anlatırken birçok Türk ile de güzel dostlukları olduğunu vurguluyor. İki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek için medyaya önemli görev düştüğüne değinen Badalyan, böylece sınır kapısının açılmasının kolaylaşacağına inandığını ifade ediyor.

    -Haykakan Jamanak gazetesinin muhabiri Taguhi Hovhannisyan ise, Türkiye ile Ermenistan arasındaki temel sorunun Dağlık Karabağ ve Azerbaycan’la olan ilişkiler olduğunu düşünüyor.

    -Toplumdaki kin ve nefret söyleminin geride bırakılması için önyargılardan sıyrılıp farklı bir bakış açısı geliştirmenin önemine vurgu yapan Public Radio Meri Musinyan, halkın Ermenistan ve Türkiye arasındaki normalleşme yolunda hızlı adımlar atmaya hazır olduğunu vurguladı.

    -Blogger David Vartazaryan Ermenistan-Türkiye sınırındaki sınır kapılarının açılmasıyla önce ticari sonra toplumsal normalleşmenin başlayacağını belirtiyor.

    -İki toplum arasında ciddi benzerliklere şahit olduğunu dile getiren Aravot gazetesi muhabiri Hripsime Hovhanissyan, ilişkiler konusunda Türkiye’nin daha fazla habere yer vermesi gerektiğini, Ermeni toplumunun Türkiye’de tanınmadığını söylüyor.

    -Hraparak gazetesi muhabiri Sona Adamyan ilişkilerin normalleşmesinin Medya Otobüs Turu gibi sivil insiyatifler ile mümkün olduğunu anlattı.

    İki toplum arasında o kutsal sayılan ‘Ağrı Dağı’ndan da yüksek önyargı duvarını aşmayı hedefleyen program, ili ülke ilişkilerinin normalleştirilmesi yolunda önemli bir adım oldu.

    Yüz yıllık önyargı esaretinin ardından barış, sevgi ve hoşgörü penceresinden bakıyoruz. Today’s Zaman Muhabiri Osman Unalan, Anadolu Ajansı Muhabiri Handan Kazancı, Agos Gazetesi Muhabiri Fatih Gokhan Diler, Serbest Gazeteci Kadir Güzel ve Hüseyin Hayatsever, Olay Gazetesi Muhabiri Aykut Güngör ve genç bloggerlar Naif Yılmaz ile Hatice Deniz Hızal çantamızda biriktirdiğimiz notlarla geri döndük.

    Devamı gelecek olan bu yazı da o canlara selam olsun!